10 Aralık 2016 Cumartesi

İnsanız İşte

İnsanı düşün be azizim.
Neler uğruna nelerden vazgeçiyor,
                  vazgeçtikleri uğruna kim bilir

                  neleri kaçırıyor.
Düşünsene azizim belki de, hayatının geri kalanını adayacağı o kişi
bir caddenin en kalabalık yerinde öylece gidiyor yanından...
geçip gider,
ve insan ya işte,
                   habersizce öylece, çekip gider...
İnsanı düşün bu gece.
Bin bir badireye göğüs gerip adına ekmek kavgası dedikleri
                   şu hayat sahnesindeki son selamını bekleyen oyuncuyu düşün.
Omuzlarından kerpetenle sökülmüş apoletlerin 
                    her bir tanesine ömrünü adamış bir subay gibi dokuyor
                    hayat kilimini 
bir mekik gibi
bir ileri bir geri.

Titrek parmakların arasında ki nikotin ağacının tükenişi gibi kayıyor
hayat dediğin izmarit, parmaklarının arasından...

İnsanı düşün işte azizim. Kaptırmış gönlünü birine.
Gönül bu işte dememiş mesela.
Ömrünü adamış yahut canını koymuş ortağa örneğin bir savaş meydanında...
Onunla uyumuş,
onunla uyanmış
Onunla yudumlamış ilk yudumunu tavşan kanı bir çayın
onunla çekmiş ciğerlerinin en çıkmaz sokaklarına nikotin
onunla yazmış
onunla yanmış
onunla yakmış...

İnsanız işte def et,
insanız işte sabret,
insanız işte cebret.
İnsanız ulan azizim insanız;
affet...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder