15 Kasım 2016 Salı

Doktor İsmail ve İhtiyar

Doktor İsmail’le konuştum bugün.
Doktor dedim tam hatırını soracakken
Dolar dedi elinde ki gazeteyi göstererek.
Yine fırlamış.
Fakat bütün köşe başları tutulmuş haytalar tarafından.
Torba tutulur olmuş en şahane metropol medyasından.
“İyidir gitmek” dedi sahildeki ihtiyar
Şarap ve nikotin karışımı bıyıklarının altından döküldü sözcükler
“Gitmek evlat” dedi.” Sonu ne kadar meçhul olursa olsun
Bilmesen de nereye varacağını gitmek bazen en iyisidir”
Yollar var son kahvenin bardakta ki kirinde.
Yollar, yollar görüyorum zeytin yeşili gözlerinde.
Biraz deniz kokusu yakıyor ciğerlerimi
Ah be Doktor İsmail. Yaktın bütün geleceğimi.
Bir sen yaktın, bir de sahildeki ihtiyar
Ay tutulmasının ruhuma çizdiği tuvali.

Memnun musunuz ulan yırtık tuvalin kan damlalarından
Küflü bir hayatın ömrüme çizdiği aşk şarkısından.
İyi ki bir âşık olalım dedik bir çift yeşil göze
Milyon tane bela dert saçıldı ömrümüze.

Şimdi Doktor İsmail’i dinliyorum gözlerim çok kapalı.
Kıskanma İstanbul, kıskanma orhancığım veli.
İsmail Doktor ikinizden de daha delikanlı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder